güzel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güzel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2013 Cuma

Dönüşüm

Deniz, sen şimdi bir fikre mi dönüştün yani? Anılarda mı kaldın? Senin yaşayabileceğin tek yer bizim zihinlerimiz mi? Ah... Nasıl olur, nasıl? O kadar canlı, o kadar gerçek, benim yaşamımda o kadar 'mevcut'tun ki. Hala da öylesin.

Seni zihnimde, kalbimde nereye koyacağım? Yaşamımda varolmuş olan en güzel şeysin. Şimdi seni yaşadığım yeni şeylerin ardına mı koyacağım, biriktirdiğim yeni anıların arasında 'bir başka anı' mı olacaksın, orada kalabalığın arasında kaybolup gidecek misin? Arka planın içinde eriyecek misin? 'İşte bir zamanlar bir eşim vardı...' mı diyeceğim yıllar sonra? Böyle bir şeye dayanamam, katlanamam. Benim için kabul edilemez bu. Ne yapacağım, senin bu yeni durumunla nasıl bir anlaşma yapacağım, ne olur söyle Deniz...

25 Eylül 2012 Salı

Gözlerin

Deniz,

Senin gözlerini anlatmaya nerden başlasam ki? Bana mı öyle geliyordu, yoksa gözlerinde hiç kimsede olmayan ekstra bir parıltı mı vardı? Sanki birkaç fazladan ışıklı nokta... Güneş gözlüklerinin arkasında bile o parıltıyı görebiliyordum; çünkü o parıltı, o sevgi, mutluluk ve kendine güven senin içinden dışarı doğru taşıyordu.

Her zaman muzip bir gülümsemenin eşlik ettiği, 'Merak etme, her şey iyi olacak, çünkü ben burdayım, senin yanındayım' diyen o gözler. Herkesin yardımına koşan, herkesi farkeden o duyarlı gözler. 13 Temmuz 2001'de ilk defa gördüğüm, görür görmez vurulduğum o bakış... Sanki seni yüzyıllardan beridir tanıyor gibiydim. Üstelik hiç de romantik bir insan değilimdir ne yalan söyleyim, ilk bakışta aşk da bir masal saçmalığı gibi gelmiştir o zamana kadar hep.

Gözlerin şakacıydı da aynı zamanda. Uzunca bir süre ne renk olduklarını tam anlayamadım. Mavi üzerine yeşil mi? Ela üzerine açık kahverengi mi? Sanki bulunduğun yere göre, mesela denizdeysen (gene deniz!) renk değiştiriyorlardı. Sırf gözlerinin rengini anlamak için bir gün dikkatlice dakikalarca baktım. Evet, rengi yeşil zemin üzerinde ela noktacıklar! O şakaları da o noktacıklar yapıyordu sanırsam. En sonunda anlamanın verdiği rahatlıkla gülmüştüm, sen de gülmüştün.

Sadece rengi değil, şekli de güzeldi ha! Gözünün kenarına doğru baktığında çocuk oluyordun tekrar. 

Bu kadar iyi bir dost olduğun, bu kadar sevgi dolu bir yüreğe sahip olduğun gözlerine bir bakmakla anlaşılıyordu. Şıp, bir saniyede. Ben de 'Of' diyordum, 'ne güzel gözleri var bu adamın. İyi ki benimle, iyi ki bana bakıyor'. İnsanlar 'Deniz nasıl?' diye sorduğunda, 'İyi; güzel yeşil gözleriyle bakıyor' diye cevap verirdim. Her seferinde.

Tabii biliyorum, herkese sevdiğinin gözleri çok güzel gelir. Ama ne diyeyim, ben mi yanlış görüyorum?  Fazladan bir parıltı, bir sevgi yok mu senin gözünde?

Şimdi nereye bakıyorsun Deniz?