Dün şimdi için bir etkisi olmayacak, ama olursa ilerideki yaşamımı etkileyebilecek bir başvuruda bulundum. Ne olduğu önemli değil, zaten böyle şeylerden gerçekleşmeden bahsetmenin çok bir anlamı yok. Fakaat...
Bu başvuruya hazırlanmak için birkaç gece uykusuz kalmam, yolculuklar yapmam, bir yerlerden belgeler almam, yardım istemem gerekti. Bazı hatalar yaptım, onları düzelteyim, aman yanlış belge, eksik yazı derken baya gerildim; başvuru merkezinin kapanmasına iki saat kala zar zor yetiştirdim teslim ettim her şeyi. Benim için rekor denilebilecek bir gecikme.
Çok uzun süredir ilk defa miniminnacık bir rahatlama hissettim. Kapıdan çıkınca cep telefonumu çıkardım hemen. Böyle durumlarda, mesela bir iş görüşmesinden ya da bir toplantıdan çıktığımda ilk iş Deniz'e telefon edip o minik rahatlamayı kutlardım. Bir şey olduğundan değil, sadece o andaki küçücük, önemsiz gerilimim geçtiği için. Sevinçle telefonu açardı, sakin, ilgili ve kibar sesiyle:
-Naaptın yavlu, teslim edebildin mi, gidiyor musun, aldılar mı seni? ('Yavlu' evrensel hitap şeklimiz)
-(Deniz'le konuşmanın ve o rahatlamanın etkisiyle adeta sevinçten patlayacak gibi) Yavluu paketi teslim ettim, yetiştirdim. Oh iki saat kala hem de, kapanıyordu ha! Bi de yağmur başladı, taksiyle zor yetiştim, nasıl yağıyor anlatamam, sileceklerden bööle görünmüyordu... (devam eder durmamacasına)
Deniz benim rahatladığıma mutlu olur, güler:
-Hadi be, hehe, e gel yavlu eve hemen kutlayalım. Balık aldım.
Cep telefonuma baktım. Kimi arayacaktım? Bir şey başarmış, herhangi bir kabul almış felan değildim. Alt tarafı bir başvuru yapmıştım, arkadaşlarımı arayıp heyecan yapacak bir durum yoktu. Zaten herkes çalışıyor, işi gücü var, çoluk çocuk bakıyor, kendi yaşamıyla boğuşuyor doğal olarak. İnsanları rahatsız edecek bir gelişme yok aslında bakınca. Annemlere kesinleşmeden zaten bir şey söylemiyorum, boşuna olmayacak bir şey için heyecanlandırmak anlamsız.
Telefonumu çantama geri koydum. Sokaktan aşağı doğru yürümeye başladım.
sevinç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevinç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Mart 2013 Cumartesi
2 Aralık 2012 Pazar
Aralık, sıradan bir ay...
Aralık benim için çok zor bir ay olacak bu sene. Hem doğum günüm, hem evlenme yıldönümümüz (14 Aralık), hem de yılbaşı. Bunların hepsini birden Deniz'siz, tek başıma kutlamak zorunda olacağım.
Belki tahmin edersiniz, bu seneye kadar Aralık en sevdiğim aydı. Evlenme yıldönümümüzde Deniz'le genelde bana evlenme teklif ettiği mekana gidip biraz vakit geçirirdik. Evlenmiş olduğumuz için çok sevinirdik. Doğum günümü de oraya yakın bir yerlerde (hadi söyleyim, Kadıköy Kadife sokak!) kutlardık. Deniz o günleri özel bir hale getirmek için mutlaka bir şeyler ayarlamış olurdu, mesela minicik bir hediye. Düşünceli adam, güzel adam... Kadife sokak benim için her zaman çok özel bir yer olmaya devam edecek. Oralardan geçerken hep Deniz'i düşünüyorum. Nerden geçerken düşünmüyorum ki?
Yılbaşı... O da kendi içinde bambaşka bir konu olacak büyük ihtimalle.
Herhalde Ankara'da, Deniz'in mezarında olacağım bu tarihlerde. Orada, Deniz'le kutlayacağım bu özel günleri. Bakalım neler hissedeceğim. Ah! Bana güç dileyin...
Belki tahmin edersiniz, bu seneye kadar Aralık en sevdiğim aydı. Evlenme yıldönümümüzde Deniz'le genelde bana evlenme teklif ettiği mekana gidip biraz vakit geçirirdik. Evlenmiş olduğumuz için çok sevinirdik. Doğum günümü de oraya yakın bir yerlerde (hadi söyleyim, Kadıköy Kadife sokak!) kutlardık. Deniz o günleri özel bir hale getirmek için mutlaka bir şeyler ayarlamış olurdu, mesela minicik bir hediye. Düşünceli adam, güzel adam... Kadife sokak benim için her zaman çok özel bir yer olmaya devam edecek. Oralardan geçerken hep Deniz'i düşünüyorum. Nerden geçerken düşünmüyorum ki?
Yılbaşı... O da kendi içinde bambaşka bir konu olacak büyük ihtimalle.
Herhalde Ankara'da, Deniz'in mezarında olacağım bu tarihlerde. Orada, Deniz'le kutlayacağım bu özel günleri. Bakalım neler hissedeceğim. Ah! Bana güç dileyin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)